21 Mayıs 2012 Pazartesi

Flormar 2012 Spring & Summer Oje Koleksiyonu

Flormar'ın yeni çıkardığı koleksiyonu denemek için sabırsızlanıyorum. Renkli kapakları ve dinamik renkleriyle şimdiden mavilere vurulmuş durumdayım... ;)) Herhangi birini aldığımda mutlaka swatch yapacağım. :))

17 Mayıs 2012 Perşembe

Flormar Alışverişim (Bol Resimli)

 Herkese merhaba!

Tam yaz havasına girdiğimizi düşündüğüm günlerde hava bir sürpriz yaptı ve tatatataaaamm bir anda serinleyiverdi! Bu durum moralimi de etkiledi maalesef. Neyse konumuza gelirsek ben yine alışveriş yaptım. :P Geçtiğimiz anneler günü münasebetiyle gezinirken bir kozmetik mağazasında Flormar standına uğradım. Tek amacım biten pudramın yerine yenisini almaktı fakat bir anda bu ürünleri de sepetime ekleyiverdim. Sağolsun orada çalışan ve ikna kalibiyeti bayaaa(!) yüksek olan bir kız da almam da etkili oldu. Bu indirimi bir daha bulamazsın ve ayrıca anneler günü hediyemiz de var 2 ürün alımına inci kolyeyi hediye veriyoruz dedi. Ayrıca bana güzel bir jest yapıp aldığım rujun yanısıra bir tane daha ruj hediye etti. :) Ben de eve geldiğimde aldığım ürünleri sizlerle paylaşabilmek için fotoğrafladım ve swatchlarını yaptım. Bakalım neler almışım:

Soldan sağa aldıklarım:

Flormar Hediye İnci Kolye ;)
Flormar Pretty Compact Powder
Flormar Pretty Compact Blush-On
Flormar Full Coverage Concealer
Flormar Cream&Glaze Lipstick
Flormar True Color Lipstick

Ben koyu pembe ve hafifte vişne rengine çalan rujlara bayılırım ve özellikle açık tenlilerin dudaklarında çok hoş gözüktüğüne inanırım. Bu ruja da bayıldım, Flormar standında 6-7 tane ruj denedim bir de nar çiçeği renginde olan vardı ve ona da bayıldım, açıkçası içimde kaldı alamadığım için artık başka sefere diyeyim. Rujun numarası P319. Tek rengi değil bir diğer hoşuma giden özelliği de kalıcılığı oldu. Çokta hoş insanı rahatsız etmeyen bir kokusu var. Sürerken gündüz vakitlerinde fazla abartmamak gerek çünkü ruj zaten mat bir yapıda ve koyu da bir renge sahip. İçerisinde mini minnacık dikkatli bakılmadığı sürece pekte fark edilmeyecek pembe simler var. Swatch olarak duruşunu ise elimde gösterdim:

Bir diğer ruj ise dediğim gibi hediye geldi.(çok sevindim bu duruma :P) Günlük kullanıma uygun, parlak-simli, kahverengi-çikolata tonunda bir ruj. Numarası ise 17.

 Swatch:

Sıradaki ürün Kapatıcı


Bu ürünü almam için satıcı kız o kadar ısrar etti ki... Üstelik dayanamayıp gözümün altına da sürdü. Ben çoğunlukla stick kapatıcıları kullanmaktan yanayım fakat bu ürünün verdiğini aydınlık görünümü sevdim. Ayrıca içeriğinde jojoba yağı varmış. Flormarın sitesinden de ürüne bakabilirsiniz. TIK TIK.


Fotoda da görüldüğü üzere kremsi bir yapısı var. Aydınlatmasını beğendim, hoşta bir kokusu var. Swatchları ise:

Kapatıcı Uygulanmamış Hali:

Kapatıcı Uygulanmış Hali:

Ürünün bir artısı da(swatchlara dikkatli bakıldığında)göz çevresindeki çizgileri doldurarak daha pürüzsüz bir görünüm sağlaması. Arkasında yazmıyor ama satıcı kız bana içerisinde karoten bulunduğunu ve uzun bir süre bu kapatıcıyı kullanırsam göz altı morluklarını azaltabileceğini söyledi.

Sıra geldi pudra ve allığa :)) Aslında ikisinden de memnun kaldım fakat tek sevmediğim kısmı ürünlerin kapakları oldu. Keşke bu tip değilde kapatıcı da olduğu gibi açılıp kapanan kapakları olsaydı da bende açmaya çalışırken sıkışan kapakları hanzo gibi sağa sola çevirmek suretiyle hırpalamasaydım...

Önce pudradan başlayayım kompakt formda olduğu için yüze iyice yayılıyor ve pürüzsüz bir görünüm kazandırıyor. Ayrıca hem allığın hem de pudranın hoşuma giden hafif bir şekilde hissedilen parfümleri var. Bu da rahatsız edici bir seviyede değil benim açımdan, tabi kokuya hassasiyeti olanları bilemiyorum...


Numarası 198. Sitesinden de inceleyebilirsiniz. TIK TIK.

Allığı kısacası beğendim. Hem rengi hem de yoğunluğu açısından. En azından sürüldüğünde ben alığım ve buradayım diyor. Maybelline'de yaşadığım talihsizliği yaşatmadı bana.

 Swatch:
Pembe-şeftali tonlarında yüzde doğal ve güzel duran bir allık. Numarası ise P113. Ben günlük makyaj rutinimde kullanmaya başladım bile.
 
Keyifli okumalar diliyorum. Sorularınız ya da önerileriniz için mail adresimden ulaşabilirsiniz. Şimdilik görüşmek üzere. Sevgilerimle... :)

7 Mayıs 2012 Pazartesi

PASTEL Express Volume+Length Mascara ve Hediye Göz Kalemi

Herkese Merhaba! Umarım keyifleriniz yerindedir. Havalar harika değil mi? Her mevsimin kendine göre bir güzelliği ve özelliği var gerçekten. Fakat yaz mevsimi benim için ayrı bir güzellik taşıyor. Okuldan-işten uzakta, deniz-kum-güneş üçlemesi, yapılan zeytinyağlı hafif yemekler(Egeliyik :PPP), benim en uyumlu çiftlerim: mis gibi salatalık-domates-peynir ve karpuz-peynir... Falan filan konu nerden nereye gidiyor :PP Kısacası: Summer Rocks! diyorum Yeeeeeyyyyy! ^__________^




=))))))))))))))

Bu postumda size PASTEL Express Volume+Length Mascara ve Show by Pastel Long Lasting Göz Kaleminden bahsedeceğim. Bir önceki postta yaptığım Watsons alışverişinde bu maskaraya değineceğimi söylemiştim; çünkü ayrıntılı bir yazıyı hak ettiğini düşünüyorum.
Öncelikle hem fiyat hem de performans açısından beni çok memnun eden bir ürün olduğunu belirtmek istiyorum. Gerçekten bu fiyata bu kalite vay be dedirtiyor. Ayrıca göz kaleminin de bonus olarak hediye gelmesi çok hoşuma gitti söylemeden geçmeyeyim.
Kullanım Açısından:
-Rimelin fırçası silikon tip bir fırça ve sürümü oldukça rahat.
-Çok değil ama yinede akışkan sayılabilecek bir yapıda
-Sürdükten sonra azıcık kurumasını bekleyin yoksa göz kapağınıza bir güzel bulaştırırsınız. Ben bulaştırdım yani :P
-Azıcık daha tombul bir fırça yapısına sahip olsaydı ve içerisinde şu fiber iplikciklerden olsaydı kirpikleri biraz daha az birbirine yapıştırırdı diye düşünüyorum...
Arkasında Yazanlar/Vaadettikleri:
Bir de daha önce yapmadığım bir ilki gerçekleştiriyorum tarararaaaammm kendi gözüm ve kirpiklerim üzerinde de bir swatch yaptım:

Rimel Uygulanmamış Hali: Bknz ne kadar mutsuzum!


 veee bir Rimel'i sürdükten sonra bir mutluluk bir mutluluk ! :PPPP


Göz makyajımda kullandıklarım: Flormar 4'lü far+Pastel Rimel ve Hediye Göz Kalemi Show by Pastel Long Lasting Eye Liner. (Rimel 2 kat uygulanmıştır.)

Tamamen objektif yorumlarım:
*Rimeli gerçekten beğendim. İhtiyaçlarımı karşılayacak yapıda.
*Fırçasını eksik buldum sadece tek kusuru bu benim açımdan, sanki biraz kirpikleri birbirine yapıştırıyor.
*Göz Kalemi bir saatten sonra akıyor maalesef ki. :((((

Bence, kalem değil ama "maskara" almaya ve denemeye değer bir ürün, memnun kalacağınızı düşünüyorum. Benim bu aralar favorim. Uygun bir fiyata iyi bir maskara arıyorsanız yanında kalemiyle birlikle bal baklava olur bu ürün size ama kalem akmasa eyiydi tabiii. -___- Umarım bu rimeli almak isteyenlere ya da iyi bir maskara arayanlara yardımcı olabilmişimdir...;) Herhangi bir sorunuz olursa mail adresimden ulaşabilirsiniz.

Görüşmek Üzere, şimdilik bu kadar.SEVGİLER...

24 Nisan 2012 Salı

Bir Alışverişkoliğin Dramı =D

Geçen hafta şöyle bir dolaşıp çıkayım dediğim Watsons'dan yine koca bir poşeti yüklenerek çıktım. :P Vallaha ihtiyaçtı aldıklarım yahuuu. Rimelim kurudu, duş jelim bitti, ıslak mendilim kalmadı, eh göz kapatıcısı da almayı istiyordum deyip bahaneleri sıralayayım :P Bu arada aldığım ürünlerin (en azından birkaçının) ayrıntılı incelemelerini de yazıcam. ;) Gelelim aldıklarıma:
1- Watsons Kataloğu ve çiçekler :P ( bööö değil tabii ambiyans açısından, her şey sanat için :P ) Pastel Ruj: Ayrıntılı yazısı yakında...

2- Pastel EX Press Volume + Length Maskara ve Göz Kalemi Hediyesi: Öyle çok sevindiğim ürünler oldu ki... Almayı çoook uzun bir zamandır istiyordum ve göz kaleminin de hediye olması katmerli bir sevinç yarattı bende. İlk sürdüğüm anda sadece "ohaaaaaaaaaaa" dedim. Neden mi? Ayrıntılı yazısı gelecek...... ;))))

3- Garnier Kafeinli Kapatıcı Roll-On: Denemek için çıldırdığımı daha öncede şurada bahsetmiştim. TIK TIK Denedim, bu ürün için de ayrıntılı bir post hazırlayacağım.

4- Bebak Acı Badem Sütü: Anneannemin de benim de vazgeçilmezim. Her ne kadar içerisinde metil paraben bulunsada... hangisinde yok ki? :(( yinede severek kullanıyoruz. Bir de bu acı badem sütünün kutu şeklinde olan kremi de var ki o da çok güzel bir ürün. Kışın bir kurtarıcı oluyor bence.

5- Watsons Cream Body Wash: Evet duş jelleri yenilendi! Daha önce bu ve şu yazımda :P TIK / TIK severek kullandığımdan bahsetmiştim. Ben şeftalili olanını tercih ettim. Misleeeeeer gibi şeftali kokuyor. Duşta öyle buram buram kokan duş kremi duştan sonra pek hissedilmiyor. Fakat zaten ne kadar uzun süre güzel kokması beklenebilir ki bir duş kreminden? En fazla keyifli bir duş yaşatabilir. Temizlemesi ve köpürmesi gayet kıvamında. Vazgeçilmez banyo ürünlerimden.

6- Watsons Islak Mendil: Okyanus kokulu olanını tercih ettim. Bayılıyorum(daha öncede bahsetmiştim burada TIK, her zaman da alırım, başka hiçbir ıslak mendili sevemiyorum. Elinizi sildikten sorna yapış yapış bir his bırakmıyor, alkolsüz ve kokuları muhteşem. Bir de sakuralı olanı var bakalım tek denemediğim o ve greyfurt kokulu olanı...

Yani şimdi Watsons'a gidip ojelerin çarşaf gibi boy boy serildiği raflardan oje almamak olur muydu? Olmazdı tabiii... :P Eee yaz kapıda, herkes cıvıl cıvıl, renkler kıpır kıpır. Deri atıyoruz yılanlar gibi mevsim değişikliğinde :PPP ve dolayısıyla da renk seçimleri de değişiyor. Kışın mat ve koyu renkleri tercih ediyoruz, yazın daha bir rengarenk olmayı seviyoruz. :))

Resmen gelde beni sür demiyor mu bu ojeler? Fotonun üstüne numaraları yazdım ve bu güzelim ojelerle swatchlarda yapacağım bol bol. 188. numara benim favorim, bayıldım bayıldım bayıldım! 159. numara çok tatlı bir şeker pembesi içerisinde güneşte ve ışıkta parlayan minik minik simler var ama abartılı boyutta değiller 188 gibi, 110'un vurulduğum taraflarından biri içerisinde büyük sim parçaları olması... Ojenin üstüne muhteşem duruyor bence. Pastelin ojesi ise en sevdiğim yeşillerden... Çok severek aldım hepsini. Yakında swatchlar da yapacağım.

Benden şimdilik bu kadar. Umarım okurken eğlenmişsinizdir. :) Hepinize kucak dolusu SEVGİLER...

17 Nisan 2012 Salı

Biten Ürünler #3

Bir süredir bitirdiğim ürünleri poşetlerde biriktiriyordum zaman olmadığı için de biraz ihmal ettim bu bölümü. Malumunuz depresyonda olduğumu söylemiştim, ben de kendimi ha bire de bire alışverişe vurdum. Eve gelip aldıklarıma bakınca "yuh be arkadaş, kozmetik kıtlığına mı girdin?" demeden geçemiyordum kendime. Bitirdiğim ürünlerle aldıklarım kesinlikle doğru orantıda değiller, buna kesin bir kanaat getirmiş oldum.=D Acilen Project Pan'a başlamam ve kozmetik orucuna girmem gerekiyor...(Nasıl dayanacaksam artık? Wtf?! :P) Şaka bir yana gerçekten yakında Project Pan'a başlayacağım, yoksa zor bitiririm bir sürü kenarda köşede kalmış ürünü. Neyse gelelim son bitirdiğim ürünlere:


1- Maybelline Dream Mat Powder: Favorim, vazgeçilmez pudram. Onu aldatıp sırf değişiklik olsun diye Rimmel'in Stay Matte pudrasını aldığım için hala affedemiyorum kendimi... =D Pudracığımdan özür diliyorum. :D Bir daha seni terketmem diyip, koşup bir tane daha almaya gidiyorum en kısa zamanda.

2- Yves Rocher Peeling: Bayılıyorum. Hatta dibinde bırakmamak için gördüğünüz gibi ucundan kestim. Daha önceki bir yazımda da bu üründen bahsetmiştim. Okumak için: Bir TIK yeter. ;)

3- Avon Göz Altı Kapatıcısı: Bir dönem liseye giderken aldığım 2 tüp bitirip severek kullandığım bir kapatıcıydı. Bunun anısına ona burada yer vermek istedim. =D Avon artık çıkarmıyor bu üründen. Ben bitiremeden bayatladı kendisi...

4- Max Factor Kapatıcı: Gerçekten güzel kapatıcılığı, severekte kullandım ama çabuk bitiyor bu tip kapatıcılar. Bu yüzden stick yani ruj şeklinde olanlar daha uzun süre dayandığı için o tip kapatıcı ürünleri kullanmayı daha çok tercih ediyorum. Daha önce şu yazımda da bahsetmiştim. TIK TIK.

5- Maybelline Define A Lash Maskara: Sevmedim... Neden mi? Tamamen fırçasından dolayı. Uzunluk tamam ama dolgunluk vermedi kirpiklerime, bir daha almam büyük olasılıkla.

6- Maybelline Volume Express Turbo Boost: Off işte bu süper bir maskara. Hem dolgunluk hem de uzunluk vermesi açısından çok beğendim. Fakat benim için en büyük ve tek kusuru maskaranın çoook çabuk kuruması oldu. Sırf bu yüzden performansını ne kadar beğensem de bir daha almak istemiyorum. Kısa sürede kurumasına sinir oldum. Tadını çıkaramadım gül gibi maskaranın...

7- The Body Shop Tea Tree Oil: Yeniden almayı düşünüyorum. Burada da bahsetmiştim. TIK TIK.

8- The Body Shop Kapatıcı: Kesinnnnnlikleeee yeniden alınacak, bayılıyorum. Daha önce kullandığım çoğu kapatıcı göz altlarımda minik minik yaz bezelerinin çıkmasına yol açarken bu kapatıcı göz altlarıma hiçbir zarar vermedi. İçeriğinde marula yağı var. Yalnız kuru bir yapıya sahip. Kapatıcıyı uygulamadan önce göz altı kremi sürülmesini öneririm... ;))


9- Dove Nem Koruyucu Vücut Sütü: Mis gibi kokuyor ve cildi yumuşacık yapıyor. İçeriğinde kayısı çekirdeği yağı ve E vitamini var. Çok seviyorum zaten kutu kutu Dove aldım yenisini de kullanmaya başladım. ;))

10- Bepanthol Vücut Losyonu: Nem deposu resmen. Cildi çok kuru olanların imdadına yetişecek bir losyon. Ayrıca güneş yanıklarını tedavi etmekte çok etkili... Denenmiştir. =D

11- Bepanthen Krem: Vazgeçmem, çok seviyorum. :)) Günlük yüz nemlendiricim. Makyajın altına uyguluyorum. Yine alırım, hep alırım. Evden eksik edilmez...

12- Neutrogena Göz Makyaj Temizleyicisi: İyi bir göz makyajı temizleyicisi arıyorsanız, Neutrogena'ya mutlaka bir şans verin dedim. Çünkü bu ürün hayatımda kullandığım en başarılı ve en güzel göz makyajı temizleyicisi. Hele bunun bir de pompalı olan makyaj temizleyicisi var ki... İkisine de bayılıyorum. Kadınlar gününde kenara 4 tane yedeklemiştim. O derece seviyorum ve öneriyorum yani. :)) Bakalım bir TIKlayın ne demişim bu ürün hakkında daha önce.

13- Neutrogena El ve Tırnak Kremi: Çantamdan ayırmadığım en sevdiğim el kremlerinden. Bir de güzel koksa. Kokusunu bir türlü sevemedim fakat performans açısından gayet iyi.

Benden şimdilik bu kadar. Tekrardan görüşmek üzere. =)) Sağlıklı ve mutlu kalın. SEVGİLERİMLE...

14 Nisan 2012 Cumartesi

Garnier BB Krem

Garnier BB krem sonunda Türkiye'de de çıktı ve bu habere çok sevinen ben, bloglarda ve mağazalarda görmemin etkisiyle, gaza geldim hemen akabininde Rossmann mağazalarından bir tane alıverdim. =)) İlk BB krem deneyimim Garnier ile oldu. Bu ürün hakkında olumlu olduğu kadar olumsuz da birçok yorum okudum. Şu anda seveni de var sevmeyeni de... Tüm olumlu ya da olumsuz görüşleri bir kenara bırakıp kendim deneyip sonucu görmek istedim. Garnier ürünlerini severek kullanan biri olarak denemekten bir zarar gelmez diye düşündüm. Sadece 4 defa kullandım. Aslında uzun süre kullanıp yorum yapmak istiyordum fakat ürün bu kadar revaçtayken dayanamadım. PS: ((Belirtmeden geçmek istemiyorum önümüzdeki günlerde herhangi beklenmeyen bir durum ortaya çıktığında, ki inşallah herhangi bir olumsuzluk yaşamam, sizleri de bilgilendirmeye çalışacağım. ))

Gelelim ürün hakkındaki yorum ve görüşlerime:


*Kremin yapısı yağlı ve sürüldüğünde cilde parlak bir görünüm veriyor, transparan ya da normal bir pudrayla cildin parlaması önlenebilir fakat yağlı cilde sahip olanlarda sivilce oluşumunu tetikleyebilir diye düşünüyorum. Benim cildim karma ve şimdilik(4 kullanımda) bir sorun yaşamadım, umarım yaşamamda...
*Açık ve koyu olmak üzere şu anda 2 tonu mevcut. Ürün 50 ml. Aşağıdaki fotolarda elimin üzerinde Garnier BB Krem uygulanmamış ve uygulanmış hallerini göstermeye çalıştım:

BB Krem Uygulanmamış Hali:



BB Krem Uygulanmış Hali:

 *Kapatıcılık olarak fondoten kadar etkin derecede bir kapatıcılık beklemek pekte doğru değil bence... Cildi sorunlu olmayan biri için kapatıcılığı yeterli sayılır derecede, ama cildinizde sivilce, iz vs... gibi sorunlar yoğun bir şekilde varsa pekte yeterli olabileceğini sanmıyorum. Ürünün kokusunu yoğun bulanlar ve beğenmeyenler var. Fakat ben güzel kokuların cazibesine dayanamayan biri olarak ürünün kokusunu çok sevdim, beni rahatsız etmedi. Bu durum bünyeden bünyeye değişiyor tabi. Koku konusunda daha hassas olanlar beğenmeyebiliyor, fakat bence öyle aman aman yoğun bir kokusu yok. Almadan önce yinede denemenizi öneririm, ne olur ne olmaz...

Garnier BB Kremin Üzerinde Yazanlar ve İçeriğinde Bulunanlar:




 İçerik Listesi:

Sonuç Olarak: Mucizevi değil ama ben bu ürünü sevdim ve beğendim. Neden mi?

*Cildime tam istediğim gibi sağlıklı bir ışıltı katıyor.
*Cildime doğal bir renk verip vadettiği gibi cildimi pürüzsüzleştiriyor.
*Cildimi fondoten gibi yoğun bir şekilde kaplamıyor(cildin nefes almasını sağlıyor), yapay bir görünüm vermiyor. 
*Kokusunu ve nemlendirmesini beğendim.
*Günlük kullanım için oldukça uygun.

Baştada söylediğim gibi yağlı ciltler için pek uygun olmayabilir.(Sivilce oluşumunu tetikleyebilir.) GKF 15 yerine daha yüksek bir güneş koruma faktörü içerebilirdi. Benim söyleyebileceklerim bunlar. Deneyip denememek size kalmış. Şu aralar Watsons'da, Rossmann'da, Gratis'de BB Kremde indirim yapmış durumda ben 16.95'e aldım. Belki ilerleyen günler de fiyatı daha da düşebilir... (Ps: Garnier'in kafeinli roll-on göz altı kapatıcısını da denemek için çıldırıyorum, eğer deneyeniniz varsa görüşlerini yazabilir mi?)

Şimdilik görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, kucak dolusu SEVGİLER...

8 Nisan 2012 Pazar

Blogcuğuma Dönüş :)))


Aslında tam bir dönüş sayılmaz şimdilik ama yinede öyle dileyelim =))) Ah dostlar vay benim halime... Son 2 aydır birrrr sürü şey yaşadım. CANIM SEVGİLİM'İN doğup, büyüdüğü memleketine gittim ve ailesinle tanıştım. (Kendisi Mardin'lidir.) 1 haftada ufak bir Mardin turu yaptım, lafın arasına sokuşturup şunu söyleyeyim; Ülkemizin her köşesi bir cennet, cehennem haline getirmeye çalışanlar ise bu ülkenin birlik ve beraberliğini istemeyenlerdir. Ben gerçekten kültürünü çok beğendim Mardin'in. Zaten daha sonra Mardin'le ilgili güzel bir gezi yazısı hazırlamayı, bir haftaya sığdırabildiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum...

Gönül isterdi ki uzun bir süre ara vermeyeyim ama şartlar bazen zorluyor insanı buna. Yakında yaptığım alışverişleri, denediğim ürünlerle ilgili bilgileri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Önümüzde dolu dolu 2 vize haftası var. Bir an evvel hayırlısıyla geçmesini diliyorum. Bu arada bölümümden dolayı çok mutsuzum. Şu an 2. sınıfa gidiyorum ve bölümüm Almanca ile ilgili. Senelerdir (en az bir 10 sene var) İngilizce eğitimi aldım, zaten yabancı dil mezunuyum. Fakat biraz açıkta kalma korkusu biraz da araştırma yapmadan seçtiğim bir bölüm oldu bu. Ciddi anlamda bir açmaza sürükledi beni bu aralar. Derslerin ağırlaşması ve ilk dönemden alttan bıraktığım derslerin İzmir'den İstanbul'a kadar uzanabilme kapasitesi de bunda etkin sanırsam. Bu sene ciddi ciddi tekrardan sınava girmeyi düşünüyorum. Bir yandan da başladığım bir şeyi yarım bırakmakta istemiyorum. Böyle bir çelişki işte...

Ayrıca Sevgilim'i askere yolladım. Bu geçici ayrılığın da üzüntüsü büyük bende. Ayrılık kısa süreliğine de olsa gerçekten acı verici. ALLAH en acı ayrılıktan korusun ve herkese hayırlı ömürler versin diyorum... Yine de kendimi teselli etmeye çalışıyorum bir şekilde. Ailemle ilgileniyorum, kitap okuyorum, alışveriş yapıyorum, ev-okul-arkadaşlar üçlemesi vs... şeklinde. ^_^ Şükretmeye çalışıyorum her şeye rağmen... Hmmm bir de bu aralar fazlasıyla alınganım... Olmadık yerde bir olumsuzluğu üstüme çekmeyi başarabiliyorum. =))) İnsanların gerçek yüzlerini de bol bol görüyorum bu aralar. Bu son yaşadığım şeylerden şunu anladım ki; bir insan ne kadar olumsuz düşünürse o kadar negatif ve olumsuz şey başına geliyor. Olumlu düşünmek ve insanları olduğu gibi kabul etmek lazım sanırım. =)

Gelelim alışverişlere, son 2 ayda Rossmann'a dadanmış durumdayım. Geçen haftalarda 1 haftada 4 kere Rossmann'a gittim. Nasıl başardığımı sormayın, oldu işte. =D Gelip gidip oradan bir şeyler aldım. Hatta öyle abarttım ki sırf iş olsun diye gidip diş fırçası kutusu bile aldım, çok ihtiyacım olmadığı halde. Kendime gereksiz şeyler alma dalında madalya takıcam bu gidişle... ^___________^ Bunun adına depresyon diyorlar sanırım. =DDDD Neyse sevgili izleyicilerim bunlarda geçecek ve her şey güzel olacak diye teselli ediyorum kendimi. Napalım hayatta bazen her şey istediğimiz gibi gitmiyor ya da olmuyor değil mi? ;)

Şimdilik vizelerden sonra yeni alışverim ve ürün deneyimlerimde görüşmek üzere diyorum... Sağlıklı, mutlu, umutlu ve huzurlu kalın SEVGİLERİMLE... =)